İş Göremezlik Ödenekleri, Ölüm Aylığı ve Cenaze ile Evlenme Yardımı

SGK kategorisine 20 Eylül, 2018 tarihinde eklendi, 518 defa okundu

iş-kazası-işgöremezlik-ödeneği

İş kazasına maruz kalan bir kişinin beden veya ruh sağlığının bozulmasında mağdur olan çalışana, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bir takım maddi haklar tanınmış olup bu haklar genel olarak beş kategoride açıklanabilir.

1-Geçici iş göremezlik

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen bir doktor veyahut da sağlık kuruluşundan alınan raporda belirtilen dinlenme süresi boyunca sigortalının geçici olarak çalışmama durumu geçici iş göremezliktir. Buradaki önemli olan husus raporda belirtilen sürenin belirli olması ve geçici olmasıdır. Örneğin özel güvenlik görevlisi işyerinde görevinle bağlantılı olarak yaşamış olduğu bir kasten yaralama olayında 3 hafta istirahat raporu alması onun geçici iş görmezliğini göstermektedir.

Geçici iş göremezlik bedeli ise az önce söylemiş olduğumuz Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen bir doktor veyahut da sağlık kuruluşundan alınan raporda belirtilen dinlenme süresince çalışana her gün olmak üzere ödenen ödeneğe denilmektedir. İş göremezlik ödeneğinin hesaplanmasında ise iş kazası mağdurun tedavisinde sağlık kuruluşunda ayaktan mı yoksa yatarak mı tedavi olduğuna dikkat edilmektedir. Şayet iş kazası mağduru ayakta tedavi oldu ise günlük ücretinin yarısı kadar, yataklı tedavi oldu ise bu defa günlük ücretinin üçte ikisi olacak şekilde hesap edilmek suretiyle hesaplanır. Örneğin günlük ücreti 100,00 TL. olan bir çalışan iş kazasına maruz kaldığında ve hastanedeki tedavisi de ayaktan olmak suretiyle yapılıp 20 gün geçici istirahat raporu aldığında bu kişiye 1.000,00 TL. geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.

Yasal düzenleme gereğince 4/A çalışanlar yani bir hizmet karşılığı çalışanlar geçici iş göremezlik ödeneği için sigortalılık süresi ve prim gün ödemesi önemli değilken 4/B yani kendi nam ve hesabına çalışanların ise genel sağlık sigortası primi ve diğer borçlarını ödemesi gerekmektedir.

2-Sürekli iş göremezlik

İş kazası sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen bir doktor veyahut da sağlık kuruluşundan alınan raporda iş kazasına uğrayan mağdurun meslekte kazanma gücü kaybının %10 oranında azalmış olduğu tespit edildiği takdirde çalışana sürekli iş göremezlik ödeneği ödenir. Sürekli iş göremezlik ödeneği ödenmeye başladıktan sonra şayet iş kazası mağduru çalışanda herhangi bir iyileşme olursa bu defa yine yukarıda belirtilen şekilde Kurum tarafından belirlenen hekim veyahut sağlık kuruluşu tarafından tekrar muayene edilir.

Sürekli iş göremezlik ödeneğinin hesaplanmasında iş görmezliğin tam veya kısmi olup olmadığına bakılarak bir hesaplama yapılmaktadır.

a.Sürekli tam iş göremezlik: 5510 sayılı kanunda belirtildiği şekilde hesaplanacak olan aylık kazancın %70’i ödenir. Örneğin günlük kazancı 100,00 TL. olan kişi aylık kazancı 3.000,00 TL olur ve bunun %70’i olan 2.100,00 TL. kendisine sürekli tam iş göremezlik adı altında ödenir.

b.Sürekli kısmi iş göremezlik: yine 5510 sayılı kanunda belirtildiği üzere aylık kazancı tespit edilir ve bunun %70’i alınır sonrasında ise bunun iş görmezlik derecesi oranındaki miktar sürekli kısmi süreli iş göremezlik ödeneği olarak ödenir. Örneğin %25 iş göremezlik derecesi olan bir kişinin günlük ücreti 100,00 TL. olduğu takdirde aylık kazancı 3.000,00 TL. olarak hesap edilir. Sonrasında sürekli tam iş göremezlikte olduğu gibi bu bedelin %70’i hesap edilir yani 2.100,00 TL. burdan sonra ise iş görmezlik derecesi hesaplanarak kişiye 525,00 TL. sürekli kısmi iş göremezlik adı altında ödenir.

3-Ölüm geliri

Sigortalı kişinin sürekli iş göremezlik ödeneği aldığı esnada veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda herhangi bir süre gün sayısı veya prim ödeme gibi şartlara bakılmaksızın vefat eden kişinin yasal mirasçılarına ödenen ödeneğe ölüm geliri denilmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere herhangi bir şart getirilmemiştir. Yeter ki sigortalı sürekli iş göremezlik ödeneği aldığı esnada vefat etsin veya iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle vefat etsin. Yani bir günlük sigortalı dahi olunsa bu haktan yasal mirasçılar yararlanabilmektedir.

Ölüm gelirini vefat edenin hak sahipleri (eşi ve çocukları ile anne ve babası) almaya kazanır.

a.Vefat eden sigortalının eşine ölüm aylığı bağlanması: vefat tarihinde resmi olarak evlilik birliği devam etmesi gerekmektedir. Dul kalan eş evlenmediği sürece ölüm aylığı alabilir. Vefat eden sigortalının aylık kazancının %70’inin %50’si geride dul kalan eşe ölüm aylığı olarak ödenir. Ancak dul kalan eşten başkaca ölüm aylığı bağlanacak olan başkaca mirasçı yoksa dul kalan eş başkaca ülke mevzuatına göre çalışmıyorsa veya kendi sigortalılığı nedeniyle geliri bulunmuyorsa vefat eden sigortalının aylık kazancının %70’inin %75’i geride dul kalan eşe ölüm aylığı olarak ödenir.

b.Vefat eden sigortalının çocuklarına ölüm aylığı bağlanması: 5510 sayılı yasa çerçevesinde veya yabancı ülke mevzuatına göre çalışmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle geliri olmayan çocuklardan 18 yaş, lise ve dengi okulda 20 yaş, yükseköğretim halinde 25 yaş, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından çalışma gücünün en az %60’ını yitirdiğini tespit edilenlere, yaşları ne olursa olsun bekarlara ve boşanan veya dul kalanlara vefat eden sigortalının aylık kazancının %70’inin %25’i geride kalan çocuklara ölüm aylığı olarak ödenir. Burada şunu belirtmekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Ölüm aylığı çocuklar bakımından sınırsız değildir. Sadece iki durumda sınırsız süreye tabidir. Onlar da çalışma gücünün en az %60’ını kaybeden erkek çocuk ile evli olmayan veya boşanan kız çocuklarıdır.

Ölüm gelirinin bağlanabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerine yazılı talepte bulunulması gerekmekte olup malullük durumu söz konusu ise maluliyet raporu eklenmelidir. Öğrencilik durumu söz konusu ise Kurum öğrenci belgesine gerek duymamakta kurumlar arasında yapılan protokol çerçevesinden sistem üzerinden temin etmektedir. Ayrıca Ölüm gelirinin bağlanabilmesi için e-devlet kapısı üzerinden de müracaat edilebilmektedir.

4-Cenaze ödeneği

Vefat eden sigortalının ailesine yapılan ve Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunca belirlenip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından onaylanan tarife ile belirlenen yardıma cenaze ödeneği denir. Cenaze ödeneğinin alınabilmesi için vefat olayının iş kazası veya meslek hastalığı olması gerekmektedir veya sürekli iş göremezlik geliri/yaşlılık/malullük geliri aldığı esnada vefat etmesi gerekmektedir ya da kendisi için 3600 gün yaşlılık/malullük/ölüm sigortası primi bildirildiğinde vefat etmesi gerekmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerine yazılacak olan bir talep dilekçesi ile birlikte cenaze ödeneği sırasıysa vefat edenin eşine, çocuklarına, anne veya babasına bunlar da yoksa kardeşlerine verilir. Ancak sayılan bu kişiler haricinde gerçek veya tüzel kişi tarafından cenaze masrafları yapıldığı belgelendiği takdirde cenaze ödeneği, cenaze masraflarını karşılayana ödenir. 2018 yılı tarifesi uyarınca cenaze masrafı 595,00 TL. olarak belirlenmiştir.

5-Evlenme ödeneği

Sigortalı kişinin sürekli iş göremezlik ödeneği aldığı esnada veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda vefat etmesi halinde hak sahibi konumunda olan kız çocuklarına ödenen ölüm gelirini aldığı esnada evlenmesi nedeniyle aylığı kesilen kız çocuklarına evlenme ödeneği ödenir. Evlenme ödeneği sadece kız çocuklarına verilmekle talep şartı aranmaktadır. Yani evlenme ödeneğinden yararlanma hususu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekmekte olup bu haktan sadece bir defa yararlanılabilmektedir. Evlenme ödeneğinde, evlenme ödeneği talebinde bulunanın aylık gelirinin iki yıllık toplamı olacak şekilde bir ödeme yapılır.

Evlenme ödeneğinden yararlanan kız çocukları boşandıkları takdirde vefat eden nedeniyle bağlanan ölüm aylığına yeniden hak kazanırlar ancak evlenme ödeneği bağlandıktan iki yıl içerisinde boşanmaları halinde bu iki yıllık sürede herhangi bir aylık bağlanmaz.

Evlenme ödeneği nedir? (Video)

Not:Yukarıda belirtilmiş olan maddi haklar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundan doğan haklar olup iş kazasına maruz kalan çalışan aynı zamanda özel hukukdan doğan hakları ile birlikte de işvereni veya iş kazasında kusuru bulunan kişiye karşı maddi ve manevi tazminat taleplerini içerir dava açmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.