"SGK" Kategorisi

2019 Yılı İçin 7143 Matrah ve Vergi Artırımı Bozulanlar Dolayısıyla Vergi İncelemesinde Ne Yapılmalıdır?

SGK kategorisine 7 Ocak, 2019 tarihinde eklendi, 519 defa okundu

Bu Kanunun7143 sayılı kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, diğer yazılarımızda belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.

7143 sayılı Kanunun beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihine kadar geçen sürede kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

Devamını Oku

7143 SGK 2019 Ocak, Şubat, Mart, Nisan Ödeme Örnekleri

SGK kategorisine 7 Ocak, 2019 tarihinde eklendi, 622 defa okundu

7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında,

Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken Sosyal Güvenlik Kurumu taksitlerinin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.

2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzatılmıştır.

Söz konusu taksitlerin ödeme süresi tahsil dairelerince re’sen uzatılacağından, borçlulardan ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır.

Devamını Oku

7143 Sayılı Kanundan Yararlanma Hakkını Kaybedenler İçin Düzenlemeden Yararlanılabilmesi İçin Ne Yapılmalı?

SGK kategorisine 7 Ocak, 2019 tarihinde eklendi, 448 defa okundu

7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ve ödemede gecikilen her ay ve kesri için hesaplanması gereken geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

 Bu düzenlemeden yararlanılabilmesi için;

a) 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılmış olması,

b) 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarların süresinde ödenmemesi nedeniyle Kanun hükümlerinin ihlal edilmiş olması,

c) İhlale neden olan tutarların, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi,gerekmektedir.

Yukarıda yer alan düzenlemeden yararlanılabilmesi için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

Devamını Oku

Uyumlu İşverenlerin SGK Prim Borçlarına Taksit İmkanı Getirildi

SGK kategorisine 23 Kasım, 2018 tarihinde eklendi, 334 defa okundu

uyumlu-işverenlerin-sgk-borcu-60-taksite-bağlandı

Geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı tarafından Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde, Cumhurbaşkanlığı ile 16 bakanlığın toplamda 400 proje ile 100 günde yapması planlanan icraatlar bilinen adı ile 100 günlük eylem planı açıklanmıştı.

Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan bu eylem planı dahilinde, T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işverenlerin yüzünü güldürecek, ekonomik sıkıntılar içerisinde nefes aldıracak bir proje hayata geçirildi.

Sosyal Güvenlik Kurumu yayınlamış olduğu bir genelge ile uyumlu işverenler yani esasında SGK’ya olan ödev ve sorumlulukları zamanında yerine getiren, kanun ve yönetmelikler dahilinde hizmet veren geniş tabiri ile SGK nezdinde sicili temiz olan işverenler mücbir sebeplerle gününde ödenemeyen primlerin ödenmesi adına taksit imkanı getirmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun internet sitesinden yapılmış olan duyuruya göre bu taksitlendirmeden yararlanabilmek için uyumlu işverenin tarifi dolaylı olarak yapılmıştır. Şöyle ki; duyuruda primlerin taksitlendirilebilmesi için şartlar getirilmiştir. Buna göre 3 yıldır prim ödeme yükümlüsü olup da bu 3 yıl içerisinde beyannamelerini süresi içerisinde SGK’ya bildirmiş, borç ödeme noktasında iyi niyetli olup da son 1 yıllık borcu bulunanlar bu taksitlendirmeden yararlanabileceklerdir.

Şartları taşıyan ticari, zirai ve mesleki faaliyette bulunan işverenler, 1 yıllık aylık prim ve muhtasar borçlarını 60 aya kadar taksitlendirilecektir.

Devamını Oku

İSG KATİP’ten Gelen SGK Cezaları Haksız Bulundu

SGK kategorisine 21 Kasım, 2018 tarihinde eklendi, 932 defa okundu

İSG-KATİP-cezaları-haksız

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini daha iyi sunabilmek, kayıt dışı işçi çalıştırmanın önüne geçebilmek adına İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı (ISG KATİP) adı altında bir yazılım geliştirmiştir.

Kanuna göre İSG-KATİP adı verilen bu yazılım ile iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin elektronik ortamda sunulması ve takip edilmesini amaçlanmıştır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 3. maddesinde İSG-KATİP; iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili iş ve işlemlerin Genel Müdürlükçe kayıt, takip ve izlenmesi amacıyla kullanılan iş sağlığı ve güvenliği kayıt, takip ve izleme programı olarak tanımlamıştır.

Bu program ile iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri içinde yer alan tüm kişi, kurum ve kuruluşlar ISG KATİP ile işlem yapmaktadırlar. Genel olarak sistemde tanımlı olan kurum, kuruluş ve iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin eğitim ve staj süreçlerinin takibi de İSG-KATİP üzerinden yapılabilir. İş sağlığı ve güvenliği hizmeti için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmeleri de İSG-KATİP üzerinden yapılır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün 10.11.2015 tarih ve E.12349 sayılı yazısı doğrultusunda Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü’nün 13.06.2016 tarih 3360350 sayılı yazısı ile SGK İl Müdürlüklerinden; ISG KATİP ve SGK kayıtlarının incelenmesi, incelemeler sırasında herhangi bir uyumsuzluğa rastlanması halinde işverenlere idari para cezası düzenlenmesi istenmiştir.

Örnek vermek gerekirse çalışan kişinin ISG KATİP’e 01.01.2018 tarihinde kaydı yapılmış ve 01.06.2018 tarihinde de çıkışı verilmiş olsun, yine aynı kişinin SGK’ya girişi 03.01.2018 tarihinde kaydı yapılmış 31.05.2018 tarihinde de çıkışı verilmiş olsun görüleceği üzere her iki kayıtta da işe giriş ve çıkışlar birbirini tutmamakta ve uyumsuzluk göstermektedir. Bu şekilde ki uyumsuzlukları çoğaltmak mümkündür.

Peki uyumsuzlukların tespit edilmesi sonucunda hangi cezalar verilmektedir?

Devamını Oku

Aile Hekimi Sorgulama ve Genel Bilgiler

SGK kategorisine 20 Kasım, 2018 tarihinde eklendi, 259 defa okundu

aile-hekimi-sorgulama

2004 yılında 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte Aile Sağlığı Merkezi (ASM) kurulması gündeme gelmiş bilinen adı ile sağlık ocakları işlevini tamamlamıştır.Bu kanuna dayanak bir de 2013 yılında Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir.

Aile Hekimi Kimdir?

Kanun ve Yönetmelikte Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapacak olan doktorun yani aile hekiminin tanımı yapılmıştır. Buna göre; zaman zaman gezici sağlık hizmeti verebilen ancak tam gün esasına göre çalışan, kişileri yaş, cinsiyet veya hastalık ayrımı yapmaksızın teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini sunan aile hekimi uzmanı veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca öngörülen eğitimleri alan uzman tabiplerdir.

Aile Hekiminin Görevleri Nelerdir?

Kendisine müracaat eden hastaların, hastalıklarına ilişkin teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri vermek. Sağlığı geliştirici ve koruyucu hizmetler ile ana çocuk ve üreme sağlığı konusunda hizmet vermek. Periyodik sağlık muayenesi yapmak. Hastalık gruplarına göre taramalar yapmak. Evde takibi zorunlu olan kişilere gezici sağlık hizmeti sunmak. Bulunmuş olduğu Aile Sağlığı Merkezi’nin yetersiz olması halinde hastayı diğer sağlık kuruluşlarına sevk etmek. Her türlü sağlık raporu, sevk evrakı vb. düzenlemek.

Aile Hekimi Nasıl Tayin Edilir?

Yönetmelik hükümleri gereğince kişilerin, aile hekimlerine ilk kaydı Halk Sağlığı Müdürlüğünce nüfus kayıt sistemindeki adresleri nazara alınarak yapılır. Yani kişi nerede ikamet ediyor ise oraya en yakın olan Aile Sağlığı Merkezinde görevli aile hekimi atanır. Bebek veya çocuklarda ise annelerinin aile hekimlerine kaydedilir.

Aile Hekiminin Kim Olduğu Nasıl Öğrenilir?

Devamını Oku

Tüp Bebek Tedavisinde Yeni Yasa Teklifi

SGK kategorisine 1 Kasım, 2018 tarihinde eklendi, 545 defa okundu

tüp-bebek-yasası

Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesinde finansmanı yani ücreti Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan sağlık hizmetlerine yer verilmiş olup bunların içerisinde de çocuk sahibi olamayan kişilere uygulanacak bilinen adıyla tüp bebek tedavisinin usul ve esasları düzenlenmiştir.

30.10.2018 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi mensubu altı milletvekili tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi sunulmuş olup anılı kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nca kayda alınmıştır.

Toplamda 44 maddeden oluşan kanun teklifinin 32. maddesinde üremeye yardımcı (tüp bebek) tedavilerinde kapsamın genişletilmesi amaçlanarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesinin (e) bendinin değiştirilmesi talep edilmiştir.

Mevcut yasadaki düzenlemeye göre uygulamada kadınların infertilitesi (kısırlık) problemi olduğunda tüp bebek tedavisi sağlanabilmekte ancak erkeklerin kısırlığında ise zaman zaman problemler yaşanmaktaydı. Ayrıca yine mevcut yasada kadınlar için 39 yaşından küçük olmaları zorunluluğu bulunmaktaydı ki günümüz tıp teknolojisi ile bu yaşın üstünde hamile kalınabileceği saptanmıştır.

Peki yasa teklifi ile getirilecek olan yenilikler nelerdir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan yasa teklifinde dikkat çeken üç değişiklik bulunmaktadır.

Öncelikle kadın erkek ayrımını ortadan kaldırmak adına 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesinin (e) bendinin üst başlığı evli olmakla birlikte çocuk sahibi olamayan genel sağlık sigortalısının şeklinde değiştirilerek artık erkeklerin infertilitesi (kısırlık) probleminde de tüp bebek tedavilerinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ücretin ödenmesinin önü açılmış oldu.

İkinci olarak da tıbbın geldiği nokta göz önüne alınarak yaş sınırında bir değişiklik yapılmıştır. Yaş değişikliği yapılırken de alt yaş sınırı olan 23 yaşından büyük olma sınırı korunmuş olup 39 yaşından küçük olma sınırı değiştirilerek 40 yaşından küçük olma şeklinde düzenlemeye gidilmiştir. Artırılan 1 yıl ile bile birçok çiftin bu değişiklikten yararlanabileceği tahmin edilmektedir. Ancak burada şunu belirtmekte fayda olduğunu düşünmekteyiz; mevcut yasada yaş sınırı belirtilirken kadın ve erkek ayrımına gidilmeden doğrudan doğruya 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olma şartı aranmakta iken yasa teklifinde ise kadının 23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük olması şartı aranmaktadır. Yeni yasa teklifinin yaş sınırlamasında erkek kadın ayrımı yapmasında kafalarda soru işareti uyandırmış olsa da yani tüp bebek tedavisinde sadece kadınların yararlanabileceği algısı oluşsa da yasa teklifinin amacına ve gerekçesine bakıldığında zaten kadın erkek arasındaki ayrımcılığa son vermek, uygulamada karşılaşılan problemleri gidermek istemesi yatmaktadır. Bu nedenle kişisel düşüncemiz erkeklerde herhangi bir yaş sınırı aranmaksızın tüp bebek yardımından yararlanmak şeklinde yasa teklifinin algılanmasıdır.

Son olarak kalıtsal hastalığı olan veya bu hastalık için taşıyıcı olduğu bilinen çiftlerin sağlam çocuk yapması ya da hasta çocuğu olup ikinci çocuğun sağlam doğması adına gerekli çalışmaların yapılması amaçlanarak Kurumun belirlediği kalıtsal bir hastalığı olan veya bu hastalık için taşıyıcı olduğu bilinen evli çiftin sağlam çocuk sahibi olmasına yönelik kadının 23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük olması, uygulamanın yapıldığı tıbbi merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması, eşlerden birinin en az beş yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde en fazla üç deneme ile sınırlı olmak üzere yardımcı üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin başka tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben zorunlu görülmesi halinde yardımcı üreme yöntemi tedavileri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilecektir. Böylelikle sağlıklı nesillerin yetişeceği düşünülmüştür.

Devamını Oku

İş Göremezlik Ödenekleri, Ölüm Aylığı ve Cenaze ile Evlenme Yardımı

SGK kategorisine 20 Eylül, 2018 tarihinde eklendi, 518 defa okundu

iş-kazası-işgöremezlik-ödeneği

İş kazasına maruz kalan bir kişinin beden veya ruh sağlığının bozulmasında mağdur olan çalışana, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bir takım maddi haklar tanınmış olup bu haklar genel olarak beş kategoride açıklanabilir.

1-Geçici iş göremezlik

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen bir doktor veyahut da sağlık kuruluşundan alınan raporda belirtilen dinlenme süresi boyunca sigortalının geçici olarak çalışmama durumu geçici iş göremezliktir. Buradaki önemli olan husus raporda belirtilen sürenin belirli olması ve geçici olmasıdır. Örneğin özel güvenlik görevlisi işyerinde görevinle bağlantılı olarak yaşamış olduğu bir kasten yaralama olayında 3 hafta istirahat raporu alması onun geçici iş görmezliğini göstermektedir.

Geçici iş göremezlik bedeli ise az önce söylemiş olduğumuz Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen bir doktor veyahut da sağlık kuruluşundan alınan raporda belirtilen dinlenme süresince çalışana her gün olmak üzere ödenen ödeneğe denilmektedir. İş göremezlik ödeneğinin hesaplanmasında ise iş kazası mağdurun tedavisinde sağlık kuruluşunda ayaktan mı yoksa yatarak mı tedavi olduğuna dikkat edilmektedir. Şayet iş kazası mağduru ayakta tedavi oldu ise günlük ücretinin yarısı kadar, yataklı tedavi oldu ise bu defa günlük ücretinin üçte ikisi olacak şekilde hesap edilmek suretiyle hesaplanır. Örneğin günlük ücreti 100,00 TL. olan bir çalışan iş kazasına maruz kaldığında ve hastanedeki tedavisi de ayaktan olmak suretiyle yapılıp 20 gün geçici istirahat raporu aldığında bu kişiye 1.000,00 TL. geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir.

Yasal düzenleme gereğince 4/A çalışanlar yani bir hizmet karşılığı çalışanlar geçici iş göremezlik ödeneği için sigortalılık süresi ve prim gün ödemesi önemli değilken 4/B yani kendi nam ve hesabına çalışanların ise genel sağlık sigortası primi ve diğer borçlarını ödemesi gerekmektedir.

Devamını Oku

İş Kazası Bildiriminin Yapılmasında Bilinmesi Gerekenler 2019

SGK kategorisine 19 Eylül, 2018 tarihinde eklendi, 670 defa okundu

iş-kazası-olduğunda-kuruma-bildir

Sosyal Güvenlik Kurumu’na işe girişi bildirilmiş olan bir çalışanın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunda belirtilen şartların ve durumların gerçekleşmesi halinde beden veyahut ruh sağlığının bozulmasına iş kazası denilmektedir.

Takdir edileceği üzere iş kazası olayı meydana geldiğinde bu durumun Sosyal Güvenlik Kurumu’na bazı durumlarda ise hem Sosyal Güvenlik Kurumu’na hem de genel kolluğa yani emniyet veya jandarmaya bildirilmesi yasal zorunluluktur. Zira 5510 sayılı kanunun 13. maddesinde iş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması hüküm altına alınmıştır.

İş kazasının bildirilmesinde iş kazasına maruz kalan kişinin statüsü dikkate alınarak üçlü ayrıma gidilmektedir.

1-Hizmet sözleşmesi uyarınca çalışan (4/A) kişilerin iş kazası

İşveren yanında, bir iş sözleşmesi uyarınca çalışan sigortalının beden ve ruh sağlığı bozuldu ise yani iş kazasına maruz kaldı ise iş kazasının meydana geldiği hem genel kolluğa hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmek zorundadır. Bu bildirim işveren tarafından yapılmak zorundadır. Bu bildirimlerinde belli süreleri vardır. İşveren, iş kazasının olduğunu derhal vakit kaybetmeksizin genel kolluğa bildirmeli, yine iş kazasının olduğunu da üç iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmek zorundadır.

Devamını Oku

İş Kazası Hakkında Bilinmesi Gereken Ayrıntılar

SGK kategorisine 19 Eylül, 2018 tarihinde eklendi, 361 defa okundu

iş-kazası-iş-kazası-şartları

Hayatın olağan akışı gereği gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızda kaza riski ile karşı karşıyayız. Özel hayatımız dışında, iş hayatımızda kaza ile karşılaşırsak neler yapmalıyız ya da haklarımız nelerdir pek bilinmez, genelde kulaktan dolma bilgilerle bazı şeyler yapmaya çalışırız. Yaptıklarımız da ya yanlış ya da eksik olduğu için de aslında hakkımız olan şeylerden mahrum kalırız.

İş kazası konusu oldukça kapsamlı bir konu olup bu yazımızda Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde iş kazasını irdeleyeceğiz. Bu bağlamda;

İş kazası nedir?

İş kazası genel olarak çalışan kişiyi bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaya denir.

İş kazası tanımından yola çıkacak olursak her kaza iş kazası sayılır mı sorusu aklımıza gelmektedir. Maalesef her kaza iş kazası sayılmamaktadır. Bunun için yani iş kazası olabilecek hallerin düzenlendiği ve şu an yürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun incelenmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz kanunun 13. maddesinde iş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;

Hangi olaylar iş kazası sayılmaktadır?

Devamını Oku

Ayda 10 Günden Az Ev Hizmetlerinde Çalışmalarda Bilinmesi Gerekenler

SGK kategorisine 11 Eylül, 2018 tarihinde eklendi, 768 defa okundu

ayda 10 günden az ev hizmetinde çalışanların primi

Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığı ve konut kapıcılığı düzenleyen ek 9. maddesinin 2. fıkrasında ev hizmetlerinde gerçek kişiler tarafından çalıştırılan ve çalışma gün sayısı bir ayda 10 günden az olanların iş kazası ve meslek hastalığına karşı sigortasının yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz 5510 sayılı yasanın 9. Maddesindeki çelişkileri yada anlaşılmayan yanları açıklamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 01.04.2015 tarihinde 29313 sayılı Resmi Gazetede Ev Hizmetlerinde 5510 Sayılı Kanunun Ek 9’uncu Maddesi Kapsamında Sigortalı Çalıştırılması Hakkında Tebliğ yayınlanmıştır.

İlgili tebliğe ulaşmak için tıklayınız!

Gerek kanun maddesi gerekse kanun maddesinin dayanak teşkil edilerek hazırlanan tebliğ ile birçok soru 2019 yılı için cevabını bulmuş durumdadır. Bunlara örnek vermek gerekirse;

1-Ev hizmeti nedir veya hangi işler ev hizmeti sayılmaktadır?

Devamını Oku

SGK Taşeron İşçilerin İşsizlik Ödeneğine İlişkin Genelge Yayınlandı

SGK kategorisine 11 Eylül, 2018 tarihinde eklendi, 290 defa okundu

kamuda çalışmaya başlayan sürekli işçilerin işsizlik ödeneği genelgesi

Bilindiği üzere 20.11.2017 tarihinde kabul edilip 24.12.2017 tarihinde resmi gazete yayınlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 127. maddesinde; kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron firmalara bağlı olarak çalışan personellerin özlükleri düzenlenmiş durumdadır.

Anılı KHK kapsamında, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar tebliği yayımlanarak bu tebliğde belirtilen esas ve usuller doğrultusunda taşeron firmalarda çalışan ve şartları taşıyan personeller kamu kurumları nezdinde sürekli işçi kadrosuna geçirilme işlemleri tamamlanmıştır.

Taşeron firmalarda çalışıp sürekli işçi kadrosuna geçirilen çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştıkları sabittir. Zira Personel Daire Başkanlığı’nın 18.05.2018 tarih E.3425 sayılı yazısı ile KHK ile kamu kurumunda sürekli işçi kadrosunda çalışacak olan personellerin 4857 sayılı yasaya yani İş Kanununa tabii oldukları belirtilmiştir.

Ancak işin temeline bakıldığında sürekli işçi kadrosuna alınan personeller 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen şartlar dâhilinde kadroya geçirildikleri için aynı kanunun 4/D bendi kapsamında istihdam edilmektedirler.

Taşeron işçilerini özlüklerinin 4857 sayılı yasada mı yoksa 657 sayılı yasa da mı sorunu devam ederken kamu kurumları bu personeller için işsizlik sigortası primi yatırıp yatırmama konusunda kamu zararı doğmaması adına tereddüt yaşamışlardır.

Bu tereddütlerin giderilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 31.08.2018 tarih 2018/30 sayılı genelge yayınlanmış olup özetle; 4/B kapsamında istihdam edilenlerin işsizlik ödeneği hükümlerinden yararlanmayacağı ancak 4/D kapsamında istihdam edilenlerin işsizlik ödeneğinden yararlanabileceği düzenlenmiştir.

İlgili genelgenin tam metni aşağıdadır;

“Kadroya Alınan İşçilerin İşsizlik Primi Hakkında Genelge Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı: 35158785-309/06-202.99-E.l 1119337”

“Bilindiği üzere, 24/12/2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 113 üncü maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa geçici 7 nci madde, 127 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Geçici 23, 24 ve 25 inci maddeler eklenmiştir. Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar 1/1/2018 tarihli ve 30288 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bahse konu hükümler çerçevesinde kadroya alınacak olan sigortalıların gerek işyerlerinin gerekse kendilerinin tescil işlemleri açısından yapılacak işlemler 25/1/2018 tarihli, 2018-5 sayılı Kurum Genelgesinde açıklanmıştır. Kadroya alınacak olan sigortalıların, statüsü ile ilgili yapılan değerlendirme sonucunda, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23 üncü ve 24 üncü maddesi kapsamında sürekli işçi kadrolarına veya işçi statülerine geçirilen ilgililerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (D) bendine göre istihdam edildiği ve haklarında 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden kamu kurum ve kuruluşlarında kadroya geçirilen işçilerden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilenler için işsizlik sigortası hükümlerinin uygulanmaması, buna mukabil aynı fıkranın (D) bendi kapsamında istihdam edilenler bakımından ise işsizlik sigortası hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kadroya geçirilen ve 657 sayılı Kanunun birinci fıkrasının (D) bendi kapsamında istihdam edilen personelin, işsizlik sigortasına dahil edileceği dikkate alınarak, kadroya geçirildikleri tarihten itibaren haklarında işsizlik sigortası hükümleri uygulanmamış olan personel için geriye yönelik olarak düzenlenecek olan belge türü üzerinden verilecek aylık prim ve hizmet belgelerinin bu genelgenin yayım tarihini takip eden ayın 23 üne kadar verilmesi ve karşılığı işsizlik sigortası primlerinin de ay sonuna kadar ödenmesi halinde söz konusu yükümlülükler yasal süresinde yerine getirilmiş sayılacaktır. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. Dr. Mehmet Selim BAĞLI Kurum Başkanı”

 

Devamını Oku